Sonbaharın İzmir'e getirdiği o hafif serinlik, şehrin kültür-sanat nabzını daha da hızlandırıyor. Eylül ayının son günlerinde, sanatın dönüştürücü gücünü bir kez daha hissediyoruz. İnsanlık tarihi boyunca sanat akımları, toplumların ruhunu yansıtan aynalar olmuş; kimi zaman bir isyanı, kimi zaman bir arayışı, kimi zaman da saf bir güzellik arzusunu dile getirmiştir. Bugün, modern çağın estetiği ile geçmişin büyük akımları arasındaki o görünmez bağları İzmir'in kültürel dokusunda yeniden keşfediyoruz. Şehir, adeta bir açık hava müzesi gibi; her köşesinde sanatın farklı bir yankısı var. Karşıyaka'dan Alsancak'a, Kemeraltı'ndan Bornova'ya kadar uzanan bu coğrafyada, sanat galerileri ve kültür merkezleri, son bir ayda birbirinden değerli etkinliklerle sanatseverleri ağırladı. Geçtiğimiz hafta İzmir Resim Heykel Müzesi'nde sona eren 'Anadolu'nun Renkleri' sergisi, geleneksel motiflerin çağdaş yorumlarla buluştuğu etkileyici bir seçkiydi. Sergide, Anadolu'nun binlerce yıllık desenlerinin modern tuval üzerindeki yansımaları, izleyiciyi adeta zamanlar arası bir yolculuğa çıkarıyordu. Bu tür etkinlikler, İzmir'in sadece bir liman kenti değil, aynı zamanda bir sanat limanı olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.