Köşe Yazıları

Edebiyat, felsefe, psikoloji ve yaşama dair haftalık zihinsel yolculuklar.

Edebiyat & Eleştiri 31 Ağustos 2026
Okuma süresi: 6 dk

Sonbaharın Eşiğinde Kelimelerin Hafızası: 2026 Edebiyatında Çok Seslilik ve Sessizliğin Direnişi

Ağustos ayının son günlerini uğurlayıp edebiyat dünyasının en verimli mevsimi olan sonbahara adım atarken, raflardaki yeni yayın hareketliliği ve Booker Prize 2026 ile International Booker Prize etrafında dönen uluslararası tartışmalar, kurgunun dönüştürücü gücünü bir kez daha gözler önüne seriyor. Eylül ayıyla birlikte başlayacak büyük yayın sezonunun ayak sesleri duyulurken; dünya edebiyatında farklı diller, kültürler ve çeviriler arasında kurulan çok sesli köprüler, edebiyatın sınırları aşan evrensel hafızasını güçlendiriyor.

Edebiyat & Eleştiri 30 Ağustos 2026
Okuma süresi: 6 dk

Hakikatin Sessiz Yankısı: 2026 Edebiyatında Anlatıcının Ölümü ve Yeniden Doğuşu

2026 yazını geride bırakıp sonbaharın eşiğine adım atarken, dünya edebiyat sahnesinde yaklaşan Booker Prize kısa liste heyecanı ve yeni yayımlanan kurgular etrafında şekillenen tartışmalar, roman sanatının en temel yapı taşlarından birini yeniden sorgulatıyor: Hikâyeyi kim anlatıyor ve anlatıcıya ne kadar güvenebiliriz? Rachel Cusk'ın çağdaş kurgunun sınırlarını zorlayan Life of M tahlillerinden, bu yılın öne çıkan çeviri ve yerli romanlarındaki çok sesli anlatı tekniklerine kadar edebiyat dünyasında belirginleşen yeni eğilim; her şeyi bilen, okuru yönlendiren geleneksel anlatıcı figürünün yerini çok katmanlı, eksiltili ve okuru ortak bir tanıklığa davet eden bir kurgusal mimariye bırakmasıdır.

Edebiyat & İnceleme 28 Ağustos 2026
Okuma süresi: 6 dk

Görünmeyenin Labirentinde İnsan: Ağustos 2026 Çok Satanlarında Hakikat ve Yanılsama

Ağustos ayının son günlerinde hem dünya genelinde hem de Türkiye raflarında çok satanlar listelerini incelediğimde, edebiyatın kolektif bilincimizde açtığı yeni bir damar dikkatimi çekiyor. Riley Sager'ın küresel ölçekte listeleri altüst eden The Unknown romanından Virginia Evans'ın sarsıcı çıkış eseri Muhabbet'e, Rachel Cusk'ın merakla beklenen Life of M'inden Alice Feeney'nin psikolojik gerilimlerine kadar okurun en çok yöneldiği metinler, aslında tek bir ortak arayışın etrafında kenetleniyor: Modern bireyin kendine, en yakınlarına ve kurduğu yapay hayatlara karşı duyduğu o derin güvensizlik.

Edebiyat & İnceleme 26 Ağustos 2026
Okuma süresi: 6 dk

2026'nın Öne Çıkan Romanları ve Arayışları

2026 yılının edebiyat takviminde yaz sonuna doğru ilerlerken, hem uluslararası platformlarda açıklanan Booker Prize uzun listesi hem de raflarda yerini alan çok satan yeni kurgular, edebiyat dünyasında taze ve heyecan verici bir tartışma dalgası yarattı. Chloe Aridjis'in büyük yankı uyandıran The Shadow of the Object romanından Kenan Orhan'ın The Renovation kurgusuna, Emma Cline'ın Switzy'sinden Eleanor Catton'ın Türkçeye kazandırılan Kül ve Tohum'una kadar son dönemde öne çıkan eserleri incelediğimde, çağdaş edebiyatın çok katmanlı bir kırılma noktasında durduğunu görüyorum.

Edebiyat & Felsefe 24 Ağustos 2026
Okuma süresi: 7 dk

Kelimelerin Ruhu ve Dijital Çağın İllüzyonu: Yeni Kurguların Eşiğinde İnsan

Bugün edebiyat dünyasında en hararetli tartışmalardan biri, 2026 Commonwealth Ödülleri ve çağdaş edebiyat dergileri etrafında yeniden alevlenen 'yapay zeka kurguları ve edebiyatın fast-foodlaşması' meselesi. Son dönemde raflara çıkan yeni romanları ve dünyada ses getiren kurguları incelerken zihnimi kurcalayan temel soru şu oldu: İnsan, kelimeleri hızla tüketen birer veri dizisine mi dönüştürüyor, yoksa edebiyatın o yavaş, sancılı ve büyüleyici ruhuna her zamankinden daha mı muhtaç?

Edebiyat & Felsefe 24 Ağustos 2026
Okuma süresi: 7 dk

Sansürün Gölgesinde Hakikatin Mimarisi: Edebiyat Neden Susturulamaz?

Dünya edebiyat sahnesinde geçtiğimiz günlerde yankı bulan gelişmelerden biri, Kuveytli yazar Bothayna Al-Essa'nın distopik ve sarsıcı romanı The Book Censor's Library'nin ödüle değer görülmesi oldu. Kitapların devlet eliyle tek tek elendiği, kelimelerin sistemin çarklarına uydurulmak üzere budandığı ve düşüncenin bürokratik bir suç gibi kayıt altına alındığı bir evreni anlatan bu eser, aslında bize insanın en kadim çelişkisini yeniden hatırlatıyor.

Edebiyat & Felsefe 23 Ağustos 2026
Okuma süresi: 3 dk

Edebiyatın Aynasında İnsan ve Kelimelerin Sessiz Gücü

Yazmak, insanın içindeki o bitmek bilmeyen kaosu anlamlandırma ve bir düzene sokma çabasıdır belki de. İnsan, doğası gereği hem var olan kaosun mimarı hem de kurmaya çalıştığı düzenin en ateşli savunucusudur.

Bu karmaşanın içinde kaybolmamak, gürültünün arasında kendi sesimizi duyabilmek için hep kelimelere sığınırız. Edebiyat, yüzyıllardır bu sığınağın en sağlam kapısı oldu...